24 Ağustos 2011 Çarşamba

The Conspirator



Robert Redford un yönettiği The Conspirator, Abraham Lincoln suikasti ve sonrasını anlatan bir mahkeme filmi.

Film Amerikan iç savaşından çok kısa bir görüntü ile başlıyor. Burada James McAvoy un canlandırdığı Kuzeyli Yüzbaşı Frederick Aiken i tanıyoruz. Bu kısa kahramanlık sahnesinin ardından 2 sene sonrasını izliyoruz. 14 Nisan 1865 gecesi askerlerin, bakanların, hukukçuların katıldığı bir resepsiyon. Resepsiyona katılan Yüzbaşı Aiken ordudan ayrılmış ve kariyerine bir hukukçu olarak devam edecek. Aynı anda Başkan Lincoln un bu resepsiyona katılmak yerine Ford Tiyatrosunda bir oyun izlemeyi tercih ettiğini öğreniyoruz  ve bu tiyatroda bir suikaste uğradığını görüyoruz. Lincoln ile birlikte Başkan Yardımcısı Andrew Johnson ve Dışişleri Bakanı William Seward da aynı anda suikaste uğruyor. Devamında hızlı bir şekilde, ordunun suikastçi John Wilkes Booth’u takibini ve 12 gün sonra Virginia da bir ahırda yakalanıp öldürülüşünü izliyoruz.

 








Bu noktadan sonra mahkeme sahnelerini izlemeye başlıyoruz. Suikastçilere yardım ve yataklıkla suçlanan 7 kişi, ve bu 7 kişinin konakladığı pansiyonun sahibi Mary Surrat (Robin Wright) tutuklanarak mahkemeye çıkartılıyorlar. Mary Surrat’ın firari oğlu da suikast şüphelisi. Halk tüm şüphelilerin cezalandırılmasını istiyor, göstermelik bir mahkeme kurulup büyük bir hızla cezaların verilmesi planlanıyor. Ama Güneyli Senatör Reverdy Johnson bu duruma itiraz ediyor ve Mary Surrat’ı savunma görevini, Surrat’ın tamamen suçlu oldugunu düşünen eski yüzbaşı yeni avukat Frederick Aiken e veriyor. İstemeye istemeye bu görevi alan  Aiken ilerleyen süreçte Mary Surrat ı tanıdıkça suçsuz olabileceğini farkediyor. Bu durum hem ailesiyle hem çevresiyle çeşitli sorunlar yaşamasına sebep oluyor. Çünkü hem halk hemde mahkeme jurisi tüm tutukluları bir an önce idama mahkum etmek istiyor.


Hukukun, üstünlüğü, masumiyet karinesi, adaletin tecelli etmesi, son yıllarda ülkemizde çok sık duyduğumuz kavramlar. Zaten mahkeme sahnelerini izlerken ister istemez bu sahneleri  günümüzde yaşadığımız meşhur davalarla karşılaştırma yapıyoruz aklımızda.
Tarihi gerçeklerin abartılmadan yalın bir üslupla anlatıldığı dingin bir film olmuş The Conspirator. Yüzbaşı Aiken in yaşadığı değişim, aynı zamanda bir anne olan Mary Surrat ın yaşadığı dram, sonu başından belli olan, adalet değil intikam isteyen bir mahkemeye karşı verilen mücadelenin başarılı bir şekilde anlatıldığı bir dönem filmi olmuş. 2012 Oscar Ödül törenlerinde bir kaç dalda aday görebiliriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder