Belçikalı Dardenne Kardeşlerin son filmi Le gamin au velo(Bisikletli Çocuk) Cannes Film festivalinde Grand Prix ödülünü Nuri Bilge Ceylan’ın Bir zamanlar Anadolu’da filmi ile birlikte paylaşınca, zaten takipte olduğum bu yönetmen kardeşlerin filmini izleme listeme almıştım. Filmekimi 2011 de bu fırsatı verdi.
11 yaşındaki Cyril (Thomas Doret) babası tarafından 1 aylığına bir yetimhaneye bırakılmıştır. Bu süre sonunda babası gelmeyince Cyril, babasının evinde bıraktığı bisikleti alma bahanesiyle sürekli olarak bırakıldığı yetimhaneden kaçarak babasını aramaya başlar. Yaşadıkları eve gider babasının oradan taşınmış olduğunu gördüğünde buna inanmak istemez. Babasına aşırı düşkün bir çocuktur Cyril. Babasını bulma çabalarından asla vazgeçmez. Bu arada hafta sonları yanında kaldığı, kendisine koruyucu annelik yapan kuaför Samantha, Cyril in çok sevdiği bisikletini mahallede bir çocukta buluyor ve onu satın alarak Cyril e getiriyor. Cyril babasının kendi bisikletini sattığına asla inanmıyor, cocuk çalmıştır onu diyerek kendisini avutuyor babasına toz kondurmamak adına.
Cyril, Samantha’nın da yardımlarıyla en sonunda babasını çalıştığı restaurantta buluyor fakat babası Cyril in yüzüne söyleyemese de Samantha ya kendisine yeni bir hayat çizmek istediğini, bu sebeple Cyril i bir daha görmek istemediğini söylüyor. Samantha baba ile Cyril i yüzleştirerek bu konuyu aralarında halletmelerini istiyor. 11 yaşındaki Cyril çok sevdiği babasından bu tepkiyi görünce yıkılıyor.
Bundan sonra Cyril in mahallede yaşayan bir torbacı ile yakınlaşmasını, torbacının Cyril i planladığı yasadışı işlerde kullanmaya çalışmasını izliyoruz.
Bisikletli Çocuk, dünyaya bir çocugun gözünden bakan bir film, çok sevdiği babası tarafından istenilmemeyi kabullenemeyen bir çocuğun hayata bakışını izliyoruz. Cyril öyle bir çocuk ki tüm bu istenilmemeyi mutlaka kendince bir sebebe bağlıyor çok sevdiği babası hakkında kötü düşünmemek için. Hatta babasına yük olmamak için akla gelmeyecek şeyler yapıyor ki babası kendisini kabul etsin. Ve ergenlik aşamasındaki bir çocuğun yetişmesinde arkadaşlarının, ailesinin, çevresinin ne kadar önemli bir etken olduğunu görüyoruz. Cyril i neredeyse filmin tamamında çok sevdiği bisikletinin üzerinde görüyoruz. Bu bisiklet babasıyla arasında kalan tek bağ olduğu için belki de bisikletine böylesine bağlı. 11 yaşındaki oyuncu Thomas Doret gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış. 87 dakikalık film boyunca neredeyse gözümüzü kırpmadan Cyril in peşinden bizde gidiyoruz babasını bulmaya. Çok ağır bir temposu olmayan sıkılmadan izlenecek, güzel bir hikayesi var filmin, ama Cannes Film Festivalinde Grand Prix ödülünü Bir Zamanlar Anadolu’da ile paylaşmasını biraz abartı buldum. Nuri Bilge'nin filmi senaryo, oyunculuk, çekim teknikleri açısından çok daha ileride bir film çünkü.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder